Hasan Usta, İsmail Usta, Lokman Usta… Ya Sonra?

Toplam: 0 kişi bu bölümde; 0 Misafir
2531 Kez görüntülendi.
Köprübaşı Haber
Haşim İmamoğlu
Konu: 3420
Yorum: 622
Organizatör
Hasan Usta, İsmail Usta, Lokman Usta… Ya Sonra?

El sanatları konusunda çok maharetli bir ilçe Köprübaşı. İnsanının, yaratıcı düşüncesi ve el becerisi çok yüksek. Bu ilçenin her köşesinde ve her mahallesinde küçük çaplı birkaç atölye bulabilirsiniz. Her atölye, farklı bir sesi temsil eder adeta.  Yağmurlu’dan duyulan çekiç sesi, ilçe merkezindeki ahşap arabanın gıcırtısına bırakır yerini. Fidanlı’da şimşir yontulurken çıkan ses, Gündoğan’da kemençe ve kaval sesi olur. Ve nihayet Anaçlar’da bu sesler iyice yetkinleşir, keman virtüözünün çıkardığı ses gibi kulakların pasını siler. Böyle bir ilçeden söz ediyoruz işte.

İsmail Usta’yı, tasarımı kendine ait olan aparatla, fare kapanı yayı yaparken bulduk Anaçlar mevkiinde. Belli ki geleceğimizden haberi yoktu. Bizimle tokalaşmadan önce, demir telinin elinde bıraktığı pas izini, üzerindeki kıyafetle silmeye çalıştı. Kısa bir hoşbeş sefadan sonra başladık sormaya. Biz sorduk, kendisi ve kendisi gibi usta olan oğlu Lokman cevapladı.

Uçak projesi olan merhum Anaçoğlu Hasan Usta ile başladık söze. Bu üretici düşüncenin kaynağına ulaşma niyetindeydik. Çünkü Anaçlar mevkii, bu tip sıra dışı ustaları ile meşhur. Gerek yaşadıkları mahal gerekse insan yapılarıyla Çifteköprü Mahallesi’nde ayrı birer dünya gibiler. Akraba evliliği yaygınlığından olmalı genetik yapılarını korumuş, el sanatları konusundaki birikimlerini, üstüne koyarak bugünlere taşımışlar.

İsmail Usta’nın, fare kapanı üretmek için tasarladığı aparatlar dikkatimizi çekti. Kapan yapımını daha kolay ve seri hale getirmek için yaptığı aparatların sağladığı kolaylıkları, eski usul çalışma şekliyle karşılaştırmalı olarak bizzat oğlu Lokman Usta’nın elinden görme fırsatımız oldu. Bu aparat tasarımları için, ortaöğretimde okutulan Teknoloji ve Tasarım dersi kapsamında atölyeye öğretmen veya öğrenci gelip gelmediğini sorduk. Söz konusu ders kapsamında atölyesine kimsenin gelmediğini, atölyesindeki aparatları incelemek veya kendisinden bilgi almak isteyen öğrencilere kapısının açık olduğunu söyledi.

Bu birikimi devam ettirecek gençlerin olup olmadığını merak ettik. Söze oğlu Lokman Usta girdi. Annesi Meryem Hanım’ın da fırsat buldukça atölyede çalıştığını ancak bu birikimin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Lokman Usta, yazın gurbetten gelen çocuklardan bazılarının merak edip atölyede eline çekiç aldığını, bunun dışında bu işi devam ettirecek kimsenin kalmadığını söyledi. Fare kapanı konusunda uzun yıllar çalıştığını ve yenilikler yaptığını söyleyen Lokman Usta; kapana alternatif ürünlerin ortaya çıkması, ihtiyacın azalması ve seri üretim gibi etkenlerin bu işi durma noktasına getirdiğini ifade etti. Ekonomik koşullar nedeniyle sıcak demir işine girdiğini de sözlerine ekledi.

Sohbet derinleşirken bu kez atölyeye İsmail Usta’nın kardeşi İbrahim Usta girdi. O da bu mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

www.koprubasitrabzon.com ailesi olarak atölyeden ayrılmak için iznimizi istedik. Anaçlar’dan ayrılırken kafamızda farklı soru işaretleri oluştu: “Eğitim kurumlarımızdaki öğretmen veya öğrencilerden, tasarım ürünü olan o aparatları duyan oldu mu?” “El sanatlarımız, göz göre göre yok mu olacak?” “Köprübaşı ilçesinin karakterini yansıtan bu birikimin yok olmaması için ne gibi önlemler aldık?” “Lokman Usta sonrası ne olacak?” “Tonya’da tereyağı yapımı mı daha zor, Köprübaşı’nda kemençe yapımı mı?”…



Fotoğraflar
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #
  • #

Ekleme Tarihi: 08/08/2015 15:41:55

reklam